OKULUN İLK GÜNÜ:    HEYECAN,   TELAŞ VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ

EĞİTİM

OKULUN İLK GÜNÜ: HEYECAN, TELAŞ VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ

FikrimCe · 15 Eylül 2026 · 7 görüntülenme

.

Çantalar hazır, formalar ütülü, alarm kuruldu… Peki ya kalpler? Okulların açıldığı ilk gün, yalnızca öğrenciler için değil; anne babalar için de yeni bir dönemin başlangıcıdır. Sabahın erken saatlerinde başlayan telaş, “Çantanı aldın mı?”, “Kahvaltını yaptın mı?”, “Geç kalıyoruz!” cümleleriyle evin her köşesine yayılır. Kimi çocuk okul kapısından içeri büyük bir heyecanla koşarken, kimi annesinin elini biraz daha sıkı tutar. Bazıları arkadaşlarına kavuşmanın mutluluğunu yaşar, bazıları ise yeni bir sınıfın ve yeni öğretmenin bilinmezliği karşısında çekingen davranabilir. Aslında bütün bu duygular, okulun ilk gününün doğal bir parçasıdır. Çocuklarımızdan kusursuz bir başlangıç beklemeyelim İlk gün yaşanan küçük aksilikler, unutulan bir eşya, dökülen bir kahvaltı ya da yaşanan kısa süreli bir kaygı, yeni eğitim yılının kötü geçeceği anlamına gelmez. Çocukların okula alışması zaman alabilir. Bu süreçte onları başka çocuklarla kıyaslamak yerine dinlemek, anlamak ve desteklemek çok daha değerlidir. “Sen yaparsın.” “Yanındayım.” “Her şey hemen mükemmel olmak zorunda değil.” Bazen bir çocuğun okul sabahında duymaya en çok ihtiyacı olan şeyler bunlardır. Anne babalara küçük bir hatırlatma Bugün çocuklarımızın çantalarına yalnızca kitaplarını değil, özgüvenlerini ve güzel dileklerimizi de koyalım. Çünkü eğitim sadece derslerden, sınavlardan ve notlardan ibaret değildir. Bir çocuğun okula attığı ilk adım; öğrenmenin, arkadaşlıkların, hayallerin ve kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmenin de başlangıcıdır. Yeni eğitim yılı tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve ailelerimize sağlık, başarı ve güzel anılar getirsin. FikrimCe Eğitim | Bilgiyle, farkındalıkla, geleceğe…

Yorumlar (0)

Yorum alanı yükleniyor…